Dünya’da yaşamın nasıl başladığı hâlâ bilimin en büyük sorularından biri. Güney Kore’de yapılan yeni bir keşif ise bu soruya şaşırtıcı bir pencere açtı. Araştırmacılar, yaklaşık 42 bin yıl önce oluşan bir meteor kraterinin altında, mikrobiyal yaşamla bağlantılı stromatolit yapıları buldu. Bu bulgu, gök taşı çarpmalarının yalnızca yıkıcı değil, aynı zamanda yaşam için elverişli ortamlar oluşturmuş olabileceğini gösteriyor.
#Bilimİnsanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri İngiltere'de keşfedildi. Ülkede yapılan arkeolojik kazılarda, insan eliyle yakılmış ateşlere dair en eski kanıt olduğu düşünülen bulgular elde edildi.
#İngiltereBaba-kız doğa yürüyüşü sırasında keşfettikleri kemiklerin önemli olabileceğini düşünmüşlerdi ama bu kadarını muhtemelen onlar bile beklemiyordu. Peki Ruby Reynolds'ın henüz 11 yaşındayken imza attığı keşfin arka planı ve önemi ne? İşte cevabı...
#BilimLudwig van Beethoven, müzik tarihinin en tartışmasız dehalarından biri. Genç yaşta kaybettiği duyma yetisine rağmen yarattığı eserler bugün bile müzik bilimcileri büyüleyen detaylar içeriyor. Yıllarca hastalıklarla mücadele eden ve 56 yaşında hayata gözlerini yuman Beethoven'ın ölüm nedeni de 200 yıl boyunca hep merak edildi. Dün yayımlanan bir araştırma bu konuda çok önemli detayları ortaya koydu. Beethoven'ın hayatına dair hiç bilinmeyen bir gerçek de bu araştırmayla ortaya çıktı. İşte tüm ayrıntılar...
#Ludwig Van BeethovenElimizden düşürmediğimiz, onsuz adımımızı atmadığımız akıllı telefonlarımızdan gelen bildirim sesleri hem dikkatimizi dağıtıyor hem de bizi strese sokuyor. Yapılan araştırmalar bir kişinin günde ortalama 85 kez telefonunu kontrol ettiğini, bir işle meşgul olurken gelen bu bildirimlerin verimliliğimizi yaklaşık yüzde 40 oranında sekteye uğrattığını söylüyor. Peki olumsuz etkilerden nasıl kurtulacağız?
#Akıllı TelefonVücut kokularıyla ilgili yapılan bazı araştırmalar, oldukça ilginç bilgiler ortaya koydu. Araştırmalara göre bekar erkekler evli erkeklerden daha çekici kokuyor, menstrüasyon sırasındaki kadınlar erkeklere daha hoş kokuyor. Koku deyip geçmeyin, bilime kulak verin...
#Kokuların ÖzellikleriCanlıların akrabalık derecelerini ve evrimsel ilişkilerini göz önüne bulundurarak yapılan sınıflandırma çeşidine doğal sınıflandırma adı verilir. Bir organizmanın tüm evrimsel geçmişine filogeni adı verilir. Bu nedenle de doğal sınıflandırma ise, filogenetik sınıflandırma şeklinde adlandırılır. Filogenetik sınıflandırma nedir, nasıl yapılır ve basamakları nelerdir sizler için derledik.
#Eğitim4000 yaşındalar ama yüzleri, saçları, giysileri neredeyse ilk günkü gibi... 90'lardan beri bilim insanlarını şaşırtan Tarım Havzası mumyalarıyla ilgili oldukça çarpıcı bir araştırma yayımlandı. Araştırmada elde edilen bulgular, bu insanların benzersizliğinin altını bir kez daha çizerken akıllardaki soru işaretlerine de yenileri eklendi...
#Tarım HavzasıDeniz anemonları, yer solucanları, golyan balıkları, meyve sinekleri, sıçanlar, fareler, geyikler ve daha nicelerinin huzursuzluklarını koku yoluyla yaydığı gösterildi. Peki, insanoğlu korkunun kokusunu alabilir mi? İnsanoğlu korkunun kokusunu alırsa hayvanlar aleminden bir farkı olur mu? İşte cevabı..
#İnsanoğlu Korkunun Kokusunu Alabilir MiÜç İtiraz: Dünyamızın, galaksilerin, bütün yıldızların içinde bulunduğu evrenin, 14 milyar yıl kadar önce sıfır noktasından büyük patlama ile başladığı, giderek genleşerek bugünkü duruma geldiği, genellikle kabul gören kuramdır. Fakat bazı bilimciler şimdi bu kurama üç itirazda bulunuyor.
Bilim adamlarının elinde artık hem insanın hem de şempanzenin kalıtımı var. Şimdi ikisinin arasındaki en önemli farkın, yani bizlerin neden ve nasıl "insanlaştığımızın" nedeninin bulunduğunu düşünebilirsiniz. Ama ne var ki yeni bulgular eskilerinden daha akıl karıştırıcı!










